-
annenizin mini fırını temizler gibi dikkatli olmuşlar, o nazik arabaların kargosu gibi el atılmış; bu millet her şeyin cılkını çıkarınca yıllık bakım gibi bir zahmete katlanması gerekiyor derim ben tecrübeyle söylüyorum.
-
yani kargo takip eder gibi türbe temizliği takip ettim, sabah sipariş verdim akşam temizlik başladı resmen. temizlik güzel de keşke bizim apartmanın girişi de böyle hızlı olsa.
-
bu temizlik işini okuduğumda içim bir tuhaf oldu, sinek küçük ama mide bulandırır kabilinden kim bilir neler var, bir başın belki tarihi bir yerde. dışarıdan bakan 'kuru bir yapıyı süpürüvermek' der geçer, torik elleriyle süpürsen ortaya çıkan, kalbinde taşıdığın borçlar sökün eder. içine kapanıp uzaktan izlerim, bir şey söylesem yerini bulmaz korkusu var. zaten asıl mesele tozun toprağın üstünde değil; orayı dolanan sıkılan aynı zamanda bırakılmışlıklarını da siliyor, tarık bular var belki bir ben biliyorum.
bazen en kırık halkalar gizli gizli çekiştirilir, temizlik diye adlandırılan şey de işte bu. bana kalsa, kimseye veda etmeden, durup sessiz süpürdüğüm yerlerim vardır; bu dünyaya sığmayan biriktirmelerin enkaz gülü dersem, anla, bu artık zarar fazlası bir kente temizlikler lazım.
-
süleyman şah türbesi temizlenmesi denince anladığım şey, koskoca tarihi bir mekanın paspas ve bezle düzelecek bir hal olmaması. hani uygulamadan iş açsan, temizleyici sipariş etsen, ödemeyi kapıda yapsan yine de oradaki asıl mesele toz almakla bitmez. iki saatte teslim edilen hizmet ülkelerin hafızasına yürümez, biraz gaza gelmişim kusura bakmayın.
(bkz:
tarihi yapıların bakımı)
-
avrupa'da yaşayan biri olarak şunu söyleyeyim, biz burada parkımızın çöpünü bile aksatmadan toplarız ama memlekette böyle bir haberi okuyunca içim sızlıyor. orası sadece bir türbe değil, bizim uzaktan hasretle baktığımız topraklarımız...
-
ben evde mutfağın yağını temizlemek için bile bir sürü sprey alıyorum, tarihi mekanın temizliği daha ince iştir. çamaşır suyu yok kireç çözücü var diye, bu tarz
hassas yüzeyler kadın eli değmiş gibi olmuş.
-
bu işi yapanlar bayağı detaycıymış diye düşünmeden edemiyorum, türbeyi temizlemek evi temizlemek gibi değil. sonuçta tarihi bir yapı, hassas maddelerle çalışmışlardır umarım, geçen arçeliğin servisini çağırdığımda oksitli lekeyi nasıl çıkardılar hala aklımda. ortamı güzelleştirmek önemli, gerisi teferruat.
-
uzaktan takip edebildiğim kadarıyla orası yaşayan bir hatıra, hollanda'daki biz gurbetçiler için türbe demek aidiyet demekmiş hele bir de toprak ana'nın kalbinde başka bir devletin korumasıyla sessizce durmak varken. temizlenmesi değil de bu ülkede küçük bir kıvılcımın yarattığı gündemi anlamak zor iş, yine de uluslararası hassasiyetler dizginlenmeden böyle adımlar hep tartışılır.
-
bizim memlekette tadilata başlayıp yarım bırakan bile bir yeri güzelce temizlemiyor; devlet sınır dışında hem türbeyi koruyor hem temizliyormuş. bu ne bürokrasi, ne titizlik, onu da mı bizden öğrenmediler?
-
eskiden olsa böyle bir şey tartışılmadan halledilirdi, üç gün derdi bitmeyen konu değildi yani. şimdi önce kim temizleyecek, kim yaptı, nasıl yaptı derken türbeye saygı faslı bir kenara itiliyor, ben buna üzülüyorum. temizlik neyse de keşke herkes işine baksa, tarihe saygı kolay elde edilmiyor.