-
yıllardır uzaktayım ve türkiye'yi buradan takip etmek bazen zor oluyor. süleyman şah türbesiyle ilgili böyle bir haber görünce hem özlem hem de garip bir gurur karışıyor içimde. almanyada böyle bir yeri kim temizler eder diye düşünmeden edemiyorum. mesele aslında bir mezarla sınırlı değil gibi geliyor bana.
-
insan bazı haberleri okuyunca içi burkulup suskalıyor, işte benim halim de tam bu şekerim. orayı temizlemek bir tablodan fazlası, arkasında bırakılan hatıralar ve buruk bir vefa var. ben de iş yerinde mobbing dönemlerinde anladım ki, kırılan gönlün tozu alınmıyor, sadece sinek kaydı siliyorsun şekerim.
(bkz:
dustan daha zor silinen seyler)
-
bir türbenin temizlik ihalesine bile kaç imza kaç onay kaç evrak istiyorlar, e-devlet şifremle girerken elim koptu. ekip gidip süpürgeyi vursa cimer'e şikayet ederler, bu memlekette bürokrasi bitmez şekerim.
-
ben izmir'den takip ediyorum ama temizlik haberi gelince gurur duydum resmen, bayrağımız dalgalanmış orada.
zaten bir türbenin etrafına çiçek koymak, süpürmek bile büyük vefa bence, sanki e-ticaretten özenle paketlenmiş hediye açmışsın gibi mutlu etti vallahi. bu tarz manevi detaylar beni hep duygulandırır.
-
geçen süleyman şah türbesi temizlenmesiyle ilgili habere denk geldim de, iki tarafı da görelim diye düşünüyorum: bir yanda tarihi bir yapının bakımı var, öbür yanda işi yapan ekibin hangi şartlarda çalıştığı belirsiz. sonuçta türbe de temizlenecek elbet ama asıl merak ettiğim, bu tür işlerin ihale ve süreç kısmı hiç şeffaf mı?
-
süleyman şah türbesi temizliği denince akla önce mantıklı bir plan gelmeli, yoksa sonra dövünürsün; ben bu yaşıma kadar çok gördüm, temizlik de öyle alelade yapılmaz. iki kere ölç, bir kere temizle derler, dinleyin bu ihtiyarı, sonra pişman olmayın.
-
süleyman şah türbesinin bakım temizliği resmi bir prosedüre bağlanmış görünüyor, detaylara bakınca ortada bir standart yok. hangi ekip, hangi aralıkla, hangi malzemeyle müdahale edecek belli değil; bir de bu işi vlog mantığında anlatan içerikler çıkınca iş iyice karmaşıklaşıyor. benim analizim şu: ortada ciddi bir lojistik problem var ve sahadaki görüntüler bunu doğruluyor.
-
süleyman şah türbesi temizlensin mi temizlenmesin mi muhabbeti dönüp duruyor haberlerde. yurtdışında yaşayan biri olarak bu tarz işlere biraz daha dikkat kesiliyorum ister istemez, çünkü burada insan kimliğine, tarihine daha çok sarılıyor. yaşadığım yerde bizimkiler bir mezar taşını bile korumak için neler yapıyor, değerini bilmek lazım. türbeyi temizlemek ne güzel bir düşünce, tarihimize sahip çıkmak bence.
ayrıca bakım-onarım işleri de düzenli yapılmanın önemini almanya ve hollanda'da yaşa yaşa öğrendim; planlı olmayınca iki yıl sonra yıkılıyor zaten. türkiye'de de artık bu işlere daha çok önem verilmesi gerekiyor bence. uzaktan izliyor insan özlemle, bir də gidip görebilsəm ne iyi olurdu.
-
ayol bugün yine gündemi takip ediyordum da, süleyman şah türbesinin temizlenmesi konusu geçti önüme. yani şekerim iki dakikada halledilecek bir iş sanki, süpürge mi tutuyorsun, bezi mi çekiyorsun, o kadar mı zor bunca mesele oluyor anlamadım ki. izmir'den kalkıp gidesim geldi vallahi, kapı önü temizliği gibi bir şeymiş diye düşünüyorum ama belli de olmuyor.
ne bileyim işte, insan uzaktan bakınca türbenin temizliği kargo takibi gibi geliyor. bir yola çıktı mı artık nereye varacağını bilemezsin, benim bir kargom üç hafta dolaştı anlatmıştım size. neyse, oradaki görevli abla dayanmıştır yine, helal olsun.
-
kim ne derse desin oradaki emeği görünce insanın boğazı düğümleniyor, çünkü birileri hâlâ dört elle sarılıyor buralara. beni asıl yoran, işin özünü unutup sırf lafunu yapanlar oluyor.