• bugün (175)
  1. ben denedim söylüyorum, bu seçim genç yaşta yapılmıyor. benim oğlum için düşündüm de, sonunda deterjanla deterjan, projeyle kod biraz karışıyor. tıp okuyan komşumuz var, gecesi gündüzü yok, nöbet üstüne nöbet, üstüne poliklinik, SGK sınavı, uzmanlık. mühendislik okuyan yeğenim var, o da masa başında kod yazıp duruyor, iş bulmak biraz nasip işi. hangisi daha iyidir diye sorunca cevap yaşa ve ortama göre değişiyor. ben beyaz eşya seçerken bile on yıl düşünmüşüm, genç çocuk nasıl doğru seçim yapsın.

    bir tanıdık var, tıp kazandı gitti, teyzem araba alınca altı ay sigorta işiyle uğraştı, garanti için faturaları sakladı. artık her meslek kendi derdini taşıyor; mühendislik bilişimde de kod yazılıyor, yazılımcı annene bile uzaktan bakıyor. şunun farkına varın: seçim kendine güven ve sabır meselesi. ben bir vapur denedim, kadın öyle tarif etti, tam oldu derken, yani öyle denkleştiriliyor işler. sizin çocuk hangisini seviyorsa o, öbür türlü çok zor. bu kadar söylüyorum, denedim biliyorum.
  2. yurt dışında yaşayınca bu soru bambaşka bir hal alıyor ayol, burada doktorluk itibar da var nöbet de, mühendislik ise masa başı ama yalnızlık. türkiye'dekiler tıp diyorsa burada çoğu genç bilişimi seçiyor, sonra da hep beraber pizzacıda ağlıyoruz. bence mesele meslek değil, hangisinde sabah kalkmaya dayanacaksın, onu bul.

    (bkz: yurtdışında meslek seçimi)
  3. bu soruyu soran herkes aslında cevabı içinde biliyor da dışarıdan birinin onayına sığınmak istiyor; ben olsam işyerinde mobbing yiyip sağlığımdan olacağıma kendi köşeme çekilip işimi kurcalamayı seçerdim.
  4. bu ikilemi yaşayan herkes aslında iki farklı hayat kurgusunu tartışıyor, biri sabır ve ezber üstüne kurulu bir kariyer, diğeri matematik ve çözüm odaklı bir sistem. tıp tarafı insanla uğraşmayı ve belirsizliği sevmekle ilgili, mühendislik tarafı ise daha ölçülebilir ve tasarlanabilir bir dünya vadeder. sonunda tercih, hangi tür yorgunluğa katlanabileceğinize bağlıdır.
  5. ayol ikisi de ayrı bir çile, birinde insan canı diğerinde kod derdi, gerçekten istediğini seç yoksa pişmanlık fena. ben olsam kalbim ne diyorsa ona giderdim, para mevzu bahis değil ya.
  6. pencereden sahile bakarken düşündüm, bu seçim insanın hayatını şehir seçmesi gibi bir şey aslında.

    biri nöbette seni bekleyen dört duvar, öbürü sürekli değişen bir şantiye; dönüp dolaşıp yine kendi sokaklarına çıkıyorsun.
  7. hangi bölümü seçersen seç sonunda e-devlet'e düşüyorsun, bari diplomayı al da sgk'da işine yarasın da boşuna mı okudun demesinler.
  8. bu seçim bir can kaybı, yakında kardeşim için kafayı yiyordum. mühendislik kursan geleceğin garanti, doktorluk da bir başka alem desem de orasının okul süresi çook uzun. süper bir ikilem desem yeridir, benim için zekanı ve sabırını tartmak gibi bir şey.

    izmir'de herkes bir akıl veriyor, komşu kadın doktor dedi, arkadaş mühletme sigortalı ol dedi. haklılar aslında herkesin bütçesine ve varsın hünerine göre değişir, fen lisesinde okuyanlara dayıları bol bi matematiğin yanında gıcır esprileriniz varsa meslek seçimi daha da çetrefilli olabiliyor. kozmetikle ve internetten kitap almakla oyalandığımdan dağ ettim, yaptınsa acele karar ver koca sen çap bilettin yani. (bkz: ne yapapsın gençlik bu hale)
  9. iki tarafın da derdi farklı aslında; tıp okuyan sınavdan sınava koşar, mühendislik okuyan projeden projeye. tabi mesele iş bulmak olunca işler değişiyor, tıp mezunu stajyer doktor, mühendis asgari ücretle başlıyor. önemli olan hangi dertle yatıp kalkacağınıza karar vermek, yoksa iki yolda da çile var.

    (bkz: keşke zengin olsaydım)
  10. bu seçim yıllarca kafamı kurcaladı, hangisini seçsem diye içimde hep bir burukluk kaldı. doktorluk saygınlık verir diyorlar, mühendislik para kazandırır diyorlar ama ikisinin de yükü ağır.

    bu tarz ikilemler insanı yoruyor, sanki her şey bu seçime bağlıymış gibi hissettiriyor. keşke keşke demeden geçebilseydim bazı geceleri.