-
bu uzaylı meselesi yıllardır kafamı kurcalar da bir türlü net cevap alamam. şimdi diyorlar ki koskoca evrende yalnız mıyız? elbette yalnız değilizdir ama benim derdim başka. devlet dairelerinde dosyalar bir türlü kaybolmasa, emekli maaşımı zamanında yatırsalar, belki inanırım uzaylıların varlığına. yoksa orada burada ufo gören teyzelerin anlattıklarına kulak asmam. hem bir iş yapsalar düzgün dünya işlerimizi, belki o zaman gökyüzündeki şu ışıklara daha sakin bakarım.
-
büyük ihtimalle varlar ama bizim onları anlayacak seviyede olmadığımızı düşünüyorum. evren o kadar büyük ki, sadece dünya'da canlı olduğunu iddia etmek biraz kibirli olur. tabii bir de şu var: gerçekten bize ulaşmak isteselerdi, çoktan yaparlardı herhalde. o yüzden varlar ama bizi sala yerine koyuyorlar, boşver.
-
biz 90'larda ehliyet alana kadar köy yollarında ışık görürdük, neyseki elimizde cep telefonu yoktu da kaydetmeye çalışmadık. şimdi her an gökyüzüne bakıyorum diyorum ki yoksa o ışıklar bizimkilerin gece faturalı tarifeye geçme çabası mıydı. (bkz:
uzaylı gören teyze) (bkz:
ışıl ışıl hale) (bkz:
sigortasız uzay aracı)
-
evrende yalnız olduğumuzu düşünmek biraz kibirli geliyor bana, ama gelseler nebati yağım bitti kargoyla göndersinler önce.
(bkz:
hızlı kargo bekleniyor)
-
pentagon açıklamalarını gördükten sonra artık 'yok' diyemiyorum ama çok da abartmamak lazım. ben yaşım gereği bir sürü iddia duydum, roswell'den tutun da gökyüzünde gördüğümüz o tuhaf ışıklara kadar. bence evrende yalnız olmadığımız kesin, çünkü bu kadar büyük bir olasılığa sırt çevirmek mantıklı değil. ama onların bizi ziyaret ettiğine dair elle tutulur bir kanıt henüz yok, çoğu hikaye insanların hayal gücünden ibaret.
-
gece pencereden dışarı bakarken düşünüyorum, bu kadar boşlukta yalnız olmak bana hep anlamsız geldi. ya birileri var da biz onları göremiyoruz, ya da onlar bizi izlemeyi tercih ediyor.
-
penceremden gece gökyüzüne bakıp düşünüyorum, altmış senedir kimse cevaplamadı şu soruyu. şehir ışıklarından bir tane yıldız görmek zaten mucize. evrenin genişliğini bilince insan düşünmeden edemiyor: yalnız değilizdir, sadece diğer apartman bizden sessiz, yâhut biz ondan sessiziz. bazen metrobüste birilerini izlerken aklıma geliyor, herkes kendi kozmik yalnızlığını taşıyor aslında. vardır yoktur tartışması bana hep iki komşu arasındaki mesafeyi hatırlatır; yol var, ses yok. belki de biz daha kendimizi duyuramadık.
-
bir ara çok kafa yordum ama sonra anladım ki insanın kendi içindeki yabancılık başka bir şey; uzaylı misali kendini izole hissediyor insan bazen.
-
uzaylıların olup olmadığından önce şu kadar geniş evrende yalnız olmadığımıza inanmak istiyorum çünkü dünyadaki sorunlar yetmezmiş gibi bir de uzaklık meselesi kafa karıştırıyor. gurbette bile insan nereye gitse yabancı hissediyor, uzaylı olayını da bu gözle değerlendiriyorum. yok artık, kim bilir belki de en büyük uzaylı biz türkleriz her yerde kendimizi gösteriyoruz.
-
bu soruya sbs'deki bilgimle cevap vereyim; koca evrende komple yalnızız demek bana hep bürokratik bir arıza gibi gelmiştir. milyarlarca yıldız var, birinin orada oturup e-devlet şifresiyle uğraşması kadar doğal ne olabilir? ne inanıyorum ne de inanmıyorum, aynen sgk'ya sorduğum sorular gibi muğlak. kısmetse birisi gelir de tebligatımı iletirse inanırım artık.