-
ya açık konuşayım, deneyimledim diye konuşuyorum çünkü her yeni başlayan bunu soruyor: sanki bir kargo siparişi yapar gibi. işte vegan videolarını sosyal 16z üzerinde uygulama kadar takip ediyoruz ayol. ama iş ciddi ciddi 'ne peynir var ne yogurt' restoran, sıradan kanatların arasında bulmak. her besinde bile madde takip ediyor izleyip duruyorum.
aslında bitkili paket yemek düzenine alıştım mı bırakmam ama ilkeden sıyrılıp bilmiyorum, ocakta bile olsun, fena değildi. bir gün heves eden arkadaş habersiz bak gör bak altına ne düşüyor yapıyor diye kavga edince gerildim, gül alışıyor umarım tanınız. herkes bıksın da para ve hızlı kargo farkı ağlamasıy
-
ben bu işi denedim, söylüyorum, altı ay tam vegan gittim, sonunda ne oldu biliyor musunuz, mutfakta resmen kimyager oldum. süt yerine badem sütü, yumurta yerine keten tohumu, peynir yerine kaju kreması derken bir baktım alışveriş listem bir laboratuvar defterine dönmüş. markette etiket okumaktan gözlerim şaşı oldu, çünkü her şeyin içinde bir süt tozu, bir peynir altı suyu var.
kargo işi de ayrı bir dert, özel vegan ürünler sipariş ediyorsun, ya geç geliyor ya bozuluyor. ama şunu da hakkını vereyim, cildim parlıyordu, midem rahatlamıştı. sonuç olarak vegan olmak bir tercih meselesi, ama iyi bir bütçe, sabırlı bir kafa ve sağlam bir buzdolabı istiyor. yoksa üçüncü günde makarna yemekten sıkılırsınız.
-
akşamüstü semtin köşesindeki o küçük dükkandan çıkarken düşünüyordum, aslında bir tercihten çok sessiz bir veda gibi bu. tabakta kalan her şey, şehirde kaybolan bir alışkanlığın ardından söylenen yumuşak bir söz sanki.
-
ben gördüm geçirdim bu işleri, veganlık öyle kolay değil evladım; sütü bıraktın mı bitti sanıyorsun ama protein nereden gelecek diye düşünmen lazım.
-
güzel hoş da kardeşim, bu iş de e-devlet gibi anladın mı, kolay girişi var sonrasında sürekli belge isteyen bir düzen kurulmuş.
-
sayın vegan arkadaşlar, madem bu kadar ilkeli ve hayvansever gönüllüsünüz, market etiketlerini okurken gösterdiğiniz özeni şu e-devlet şifrelerine de gösterseydiniz ne güzel olurdu. yoksa sistemdeki sıradan ölümlüler hayvan hakkını sadece pazar günleri mi savunuyor?
-
beslenme tarzı olarak bakınca gayet mantıklı, ama herkesin bünyesi aynı değil, iki tarafı da görmek lazım, doktor kontrolünde denemek en doğrusu.
-
vegan olmak esasında bir tercihten çok, sofraya oturunca insanın kendine sorduğu soruların değişmesi. pencere kenarında çayını yudumlarken etrafına bakıyorsun, tabakta başka bir dünya kuruyorsun.
(bkz:
hayvan hakları penceresi)
-
vegan olmak güzel hoş da, kargo takibi kadar hızlı sonuç alamıyorsun bazen, iki gün aç kalıp üçüncü gün sipariş veriyorsun. yani pratik değil ama denemek isteyen için uygulamada tarif bulmak beş dakika sürüyor.
-
eskiden sofralar bereketti, her şeyin tadı başka olurdu. şimdi veganlık çıkmış, o ayrı bir dünya, saygı duyuyorum elbette. ama ah şu eski günler, annemin kuru fasulyesi, komşudan gelen börek kokusu, o yok artık. ah be.
nasıl 'eskiden böyle değildi' deme hakkını herkes kendinde buluyorsa ben de şu vegan işine saygı duymanın da bir mersi var diyorum. herkesin yeşilçam gibi hikâyası ayrı, onların da ayrı olsun.