-
yurt dışında yaşamak deyince herkes önce maaşı, sonra kışı düşünüyor; oysa asıl fark kültür şoku değil, alışveriş listesinin değişmesi. herkes aynı şeyi yaşamıyor, ben iki tarafı da görüp karar vermek lazım diyorum, yoksa uçak bileti alana kadar herkes bilmiş kesiliyor.
-
almanya'da yaşayalı 5 yıl oldu, türkiye'yi özlemedim dersem yalan olur. burada her şey düzenli ama o samimiyet yok. hollanda'ya gittiğimde bisiklet kültürüne imreniyorum, keşke türkiye'de de olsa.
bu tarz bir bakınız olsun
-
herkes özendiriyor ama kimse yalnızlığından, bir lokma ekmeğin hesabını yapmaktan bahsetmiyor.
-
kargom 3 günde gelince seviniyordum ama yurt dışındaki ertesi gün teslimatı görünce tıkandım kaldım. pratiklikte fark var, ama her yerin kendine göre dertleri de yok değil.
-
insanın sığınacak bir liman aramasıyla başlıyor her şey, ama orada da yalnızlık aynı yorganı üstüne çekiyor ne yazık ki.
-
yurt dışı deyince herkes "eğlence, fırsat" sanıyor ama o sofradaki boş sandalyeyi kimse görmez. gurbette geçen yıllar, yeşilçam filmlerindeki o eski samimiyeti aratıyor insana. özlemek de neymiş, bir simit kokusunda saklı tüm anılar.
-
şehir hayatı farklı oluyor tabi, her şey planlı ve sessiz. taşınmak zahmetli ama bir kere alışınca insan geri dönmek istemiyor. semtlerin her birinin ayrı bir karakteri var, adeta bir film gibi.
bakınız taşınma telaşı
-
yurt dışı deyince herkesin aklına kolaylık geliyor ama bir kere yemek alışverişi yapınca anlıyorsunuz anavatanın kıymetini, bizim buralarda her şey gramajla oynuyor resmen.