-
çamaşır makinesi seçmek insanın hayatında yazdığı belki en sıradan ama en hesapsız kararlardan biri. herkes gidip arçelik diyor, memleket güzel bedava tost gündemi varmış gibi. başta alıyor alıyor kaldırıp balkona boşaltılabilecekken yenisi gelince bozulduğu yerde kalıyor. kendi deneyimim misal daş gibi. geçen bir apartmana taşındım semtimde ve herkesin kurulum yeşili kapısındaydı. benim makine komşunun benzerine gayet yakıştı da 9 sene kardeş kardeş çalıştırdı ve gitti.
-
valla ben iki tarafı da göreyim diyenlerdenim, arçelik çamaşır makinesi alacaksan önce servis ağına bakacaksın, çünkü makineyi herkes satıyor ama arkasında duran var durmayan var.
-
annemin aldığı arçelik hâlâ tıkır tıkır çalışıyor da yeni modeller öyle mi ya, iki senede servise gidiyor ayol. eski toprak makineler gibi taş gibi yapan yok artık, hepsi dijital bahanelerle bozuluyor şekerim.
-
valla ben bu makineleri yıllardır kullanan biri olarak söylüyorum, arçelikten şaşmayın derim ama servis ağını da sorgulayın ayol. eskiden ne güzeldi, şimdi her marka aynı, yine de bir tane alacaksanız önce yorumları okuyun da sonra pişman olmayın canım.
-
annemdeki arçelik 15 senedir tık demeden çalışıyor, ben de gidip aynısından aldım ama 3 yılda bi plastik aksamı sarardı, gerçi yıkaması hâlâ taş gibi. ayol ne markalar geldi geçti, arçelik hâlâ o köşede duruyor işte. sessiz modu var diyorlar ama sıkma yaparken apartmanı inletiyor, onu da söylemeden geçemeyeceğim.
-
arçelik çamaşır makinesi alacaklar önce şu yorumları okusun derim çünkü servis denilen şey insanı çıldırtıyor. bir kere kaydı açtırıyorsun sonra aylarca numara bekliyorsun sanki devlet dairesi.
bakıyorum da herkes memnun kalmış görünüyor ama çamaşır makinesi dediğin sessiz çalışsın, sıkmada dolaplar yerinden oynamasın, o zaman anlarsın kaliteyi.
-
annemle ortak kararımız sonucu aldık, ilk yıkamada resmen gözlerimiz bayram etti. makinenin kapısından balkona kadar uzanan çamaşır kokusu... şu semtte çok mu yıkıyorlar anlamadım ama komşuların hepsi soruyor markasını.
(bkz:
beyaz eşyada marka takıntısı)
-
geçen ay anneme aldım, ben sipariş ettim ama ankara'ya gelince adım kayboldu ayol, kargo şubesi mi telefonu mu dersin bir sürü curcuna. neyse makine sonunda geldi de içine sığan kazaklar buharlaştı, kokusu bile yerinde. şimdiye kadar bulaşık derdinden açılmayan ailemi çamaşıra sarmış buldum. internette gördüğüm olumsuz yorumlar bence abartı, ben yaşadığımı söylüyorum çünkü ayoll.
-
ben denedim söylüyorum diye başlayayım, 2019'da aldığımız arçelik çamaşır makinesi hâlâ tıkır tıkır çalışıyor ama o ilk iki yıl çektiğim çile bambaşkaydı. servis geldi gitti, bir türlü sıkma yapmayınca ben de sinirlerimi yedim. sonunda motordaki bir parçayı değiştirince kendine geldi, şimdi maşallahı var ama bir daha arçelik alır mıyım bilmiyorum. o günleri düşününce hâlâ içim şişiyor, evde huzur diye bir şey kalmamıştı.
-
valla şekerim bu makineler artık eskisi gibi değil. annemin 90'lardan kalma arçelik'i hâlâ çalışıyordu, çeyiz gibiydi. şimdiki modeller iki senede bir arıza veriyor, servis çağırmaktan gına geldi.
ya eskiden ne güzelmiş, bir kere alırdın ömürlük kullanırdın. şimdi her marka böyle, sadece arçelik değil, hepsi naylon oldu. yine de gönlümün bir köşesinde hep o eski arçelik var, o bambaşka bi şeydi.