• bugün (172)
  1. sabah 9'da açılıyor dediler, 9:01'de girdim yer yok. kargo takibi gibi olsa keşke şu iş, 'randevunuz yolda' yazsa bari. bir de yeri gelince sistem çöküyor, sanki kasada son ürünü kaptırmışım gibi sinir oluyorum.
  2. kızlar bu randevu sistemi resmen bir bulmaca, dün geceden beri üç kere başvuruya girdim çıktım, iki farklı tarayıcı, dört farklı saat, telefon bilgisayar derken yine bir randevu bile bulamadım. sanki gizli bir kulübe üye olmak istiyoruz da bize davetiye vermiyorlar. izmir'den selam olsun bu arada, babam sistemle uğraşıyor sanıyor ki niye bulamıyorsun diyor, ben de kargo takibi yapar gibi sayfa yeniliyorum.

    bir gün sabaha karşı girmeyi başardım ve gerçekten kameralı birisinin kalbim kadar hızlı attığına şahit oldum. o klik anını yakalamsanız haftaya kalıyorsunuz, sisteme temelli kayıt düşürtme yazılıyor insan. bu tarz süreçler yüzünden gidip yanındaki eşin işlemine bakıyorum, bir admin 'onay' olmuş diye mutlu oluyorum, gerçekten komik. rezil bir randevu kültürü oturmuş, en iyisi nöbet usulü arkadaşla dönüşümlü takip yapmak, kaçırdın mı bir hafta kaybediyorsun, allahtan kararlı insanım da kaç defa yine denedim.
  3. ben bu sistemi çok gördüm geçirdim, bir zamanlar sıraya girip saatlerce beklediğimiz günleri bilirim, şimdi ekranda birkaç tıkla iş oluyor ama her şey mükemmel demek değil. randevu alırken acele etmeyin, önce sistemin ne istediğini iyice okuyun, sonra onaylayın. tecrübe konuşuyor, bir dakika dikkat bir günlük koşuşturmayı önlüyor.
  4. gece yarısı ekran başında bekleyen bir sürü insan olduğunu bilmek garip bir yalnızlık hissi veriyor. herkes aynı boş saatleri tıklıyor, kimse kimseye yetmiyor. (bkz: randevuı almak)

    sabırla deniyorsun, sayfa dönüyor dönüyor ve sonunda 'kontenjan doldu' yazısı yüzüne bakıyor. insanı asıl yoran beklemek değil, beklerken kendini bir yere ait hissetmemek. yine yarın sabah deneyeceğim, başka çare görünmüyor.
  5. e devlet randevu sistemine sabah erken girmek kolaylık sağlıyor ama herkes aynı anda yüklendiği için site kilitleniyor; bir taraf hızlı ve pratik diyor, diğer taraf kapasite yetersiz diyor, ortayı bulmak gerekiyor.

    (bkz: e devlet)
  6. bazen sistemde 'boş yer yok' yazıp bir gün sonra yeni saatler açıldığını görüyorum, yani tamamen kötü demek de haksızlık olur ama kullanıcıyı ayakta bekletiyor. ne tam mükemmel ne tam felaket, ortada bir yerde sallanıp duruyor.
  7. sabahın köründe alarm kurup e-devlet'e girmek, sınav sonuçlarını bekleyen öğrenci heyecanı veriyor insana, ama heyecan değil sinir bu. sistem açılıyor, sayfa dönüyor, hoop 'randevu bulunamadı' yazısı. sanki cumhurbaşkanlığındaki bir düğüne davetliyiz de kontenjan dolmuş. neyse ki ben yılların memuru olarak biliyorum, bunlar hep sabır işi, sinirlenince insanın eline bir şey geçmiyor
    (bkz: sabırla her iş olur)
    aman siz de hemen pes etmeyin, ertesi gün tekrar deneyin, moda günü gibi bazen boş yer çıkıyor işte.
  8. sisteme girip randevu almak bir dert, alınca da o güne kadar ya bir aksilik olursa diye düşünmek ayrı dert; iki tarafı da görelim, online olması yine de kapı kapı gezmekten iyi.
  9. sabahın köründe alarm kurup e-devlet'e daldım, ekran bir açıldı ki bütün randevular kapış kapış bitmiş, ben de boş boş baktım. sonra kendime kızdım, koca günümü bir 'uygun saat yok' yazısına mı verdim diye.
  10. eskiden insan randevuyu telefonda alırdı, karşısına bir kişi çıkardı, gözünün içine bakabilirdin. şimdi ekranda sıra bekliyoruz, tıklıyoruz, mühür gibi onay istiyor senden. zamanında birine 'buyurun' denirdi, şimdi sistem 'cm0102' diye kod vereyim diyor, yani insanı özletiyor bu ekranlar. yenilik güzel de eskiden böyle değildi doğrusu.