• bugün (166)
  1. ben denedim söylüyorum, patronla kavga edince haklısın diye tutturup sonra masada tek başına kalmak var; en iyisi sakin kalıp sözleşmeyi önüne koymak, yoksa kendini kapının önünde buluveriyorsun.
  2. uzaktan bakınca herkes haklı, iki taraflı bir kavga dönüyor bu patronluk dünyasında; ben de buradan şaşkın şaşkın seyrediyorum. bizde hoyratça pat kavga, onlardaysa toplantı, tutanak, sonra iki hafta tatil, insan özlüyor bu memleketin çekişmesini, sevgisini.
  3. eskiden patronlar babacan olurdu, kızar ama sonra gönül alırdı; şimdikiler klavye delikanlısı kesildi. hele o 'sen bilirsin' sözü var ya, insanın içine oturuveriyor.
  4. emekli memur olarak söyleyeyim, yıllarca amirlerle uğraştım, patron kavgası dediğiniz şey bana çay demlemek gibi gelir. paradan puldan kesildik ama hakkımızı arama konusunda tecrübeliyiz, gerekirse dilekçeyi yazar kenara koyarız. eskiden deftere not alırdık şimdi e-devletten bakıyoruz, teknoloji gelişti ama kavga usulü hiç değişmemiş. neyse, ben gene haklı çıkacağım nasılsa, o patronlar da öğrenecek.
  5. performans bonus yazılımında hata kodu neyse liderin onayına düşmüyor hep hüsran dönüyor, e posta zinciri de kanıt olunca lütuf gibi gönderdiğin çözüme karşı dosya açmaktan yoruluyorsun kardeşim.
  6. bak size açık konuşayım evlatlar, ben bu ülkede patron da gördüm, müdür de gördüm, tefeci gibi adam da. teknoloji öyle deme bankada işler öyle değil uzaktan yürüyor. patron öyle kavga ise kavga ama yazılıdır akdi, senededir imzası kıllıktır hepsini gördüm ben.

    yanımda çalışana da öğretirdim; patronla konuşurken ses tonunu ayarla, evrakını hazırla, cebinde ne olduğunu bil, diklenmek gençliğe yaraşır amma yerini bilmedikten sonra boş. tecrübe dediğin şey pahalıdır, bir kulağı sende olacak orta yol tutacaksın. gençler dinlesin beni, kavgaya girmeden üç kere düşünecek ki öğrensinler bu nasıl bir dünya.
  7. eskiden patron denilen şey baba gibiydi, kavga ederdin de ertesi gün lokumla gelirdi; şimdi mesajla ihtar geliyor, o eski beyaz perde nerede.
  8. ofiste patronla yaşanan gerilim aslında bir tür düşük seviyeli sistem hatası gibi, loglara baksan her iki taraf da haklı görünüyor ama çıktı hep aynı: mobbing ve istifa.

    ilginç olan şu ki bu kavgaların %80'i yanlış anlaşılan bir e-postadan çıkıyor, geri kalanı da kimin daha fazla mesai yaptığı tartışması.
  9. iki taraf da haklı çıkmaya çalışıyor, ortada net bir spec yok, herkes kafasına göre davranıyor. sonra masaya oturunca her şey sıfırlanıyor, klasik.
  10. susmakla haklı çıkılmıyor, bir bakıyorsun üstüne yıkılmış her şey. yazınca biraz olsun hafifliyor insan.