-
son üç aydır düzenli alıyorum, barkod takibi ve tazelik tarihine bakınca ortalama bir skandal yaşamadım ama şu da var ki soğuk zincir kırılırsa her marka batar, bence asıl mesele kargo değil marketin dolabı.
-
eski günleri hatırlıyorum da bu marka raflarda hep vardı, annelerimiz o zamanlar parmakla gösterirdi. şimdi 'acaba güvenilir mi' diye soruluyor olması bile tuhaf geliyor bana, ama zamanın getirdiği bir gerçek. sonuçta her marka o eski lezzeti koruyamıyor, kimi gerçekten bozmadı kimi satıldı başka ellere. insan da özlemle karışık bir güvensizlik yaşıyor, o kadar.
-
ben bursa'da yıllardır alışveriş yapıyorum, pınar'ın sucuğunu denedim, etiketinde yazanla tadı uyuştu, kargo da buz gibi geldi. ama tavukta arçelik bayisindeki gibi 'iade var mı' sorusunu sormadan almam, tarihe bakmak şart.
-
vallahi ben de merak edip soruşturdum, etin rengi kokusu yerindeyse sorun yoktur şekerim. ama et işi ciddi iş, ucuzsa mutlaka bir bit yeniği vardır ayol.
-
bir taraf pınar et kaliteli diyor, diğer taraf fiyatını abartılı buluyor, iki tarafı da görelim diyorum. marketten aldığımda sorun yaşamadım ama kasa parayı ödetince bir düşünüyor insan.
-
kargosu iki günde geldi, paket buz gibiydi hiç açılmamış gibi duruyordu. uygulamadan takip ettim, etiketinde tarih falan her şey düzgündü açıkçası. tadı da fena değildi, ben beğendim gibi ama bidaha alır mıyım emin değilim. kısaca idare eder diyorum.
-
annemin koltuğuna oturup bunu araştıran ben miyim, yoksa taa ne zamandır içten içe sorduğum bir soruyu nihayet kağıda döken taraf mı, bilmiyorum. bir alışveriş listesine bakarken o güven duygusu işte, ucuz diye alışveriş yapınca insan kendine mi kızıyor yoksa sistemin vurdumduymazlığına mı, bilemiyorum. babam kasaptan seçer, ben etikete bakarım, aradaki farkın adı güven midir yoksa eskilerin torpili midir, orası belli değil. neyse ki bugün iki dilim kestirmede tatlı bir doku vardı, ben yine de dokuyu severim dokunun hiç değişmemesi lazım.
-
efendim ben otuz yıl devlete hizmet etmiş bir memur olarak söylüyorum, pınar et meselesinde önce fişini, faturasını, varsa barkodunu kontrol edeceksin, yoksa sonra tüketici hakem heyetinde sürünürsün, tecrübeyle sabittir. markaya güvenilir mi diye soruyorsan, güven delil ister, duygu değil, e-devletten bakanlık onaylarına bakacaksın, bildiğin işi yapacaksın, kimseye torpil geçmeyeceksin.
(bkz:
tüketici hakem heyeti başvurusu)
-
vitrindeki pembe paketlerin güven veren hali başka, faturadaki alışveriş listemde görmek başka bir duygu bende. bir de apartmanımızın altındaki kasapla yıllardır süren muhabbettim vardır, maalesef alışkanlıklar markaya karşı kazandı. ama ambalajın üzerindeki veteriner onayları ve soğuk zincir görüntüsü, insanın camdan dışarı bakarken huzur bulması gibi bir kafa rahatlığı veriyor. yine de alırken son kullanma tarihine bakmayı ihmal etmiyorum, şiiri son pakete göre yazmaya gerek yok çünkü et kokusu eve yayılmadan tedbirli olmak lazım.
-
konuyu teknik bir gözle ele alayım dedim, önce üretim bandından başladım. pınar'ın et ürünlerinde soğuk zincir takibi bence oldukça oturaklı. geçen hafta bir paket kıyma aldım, son kullanma tarihine 2 gün vardı ama rengi ve kokusu hiçbir sorun işareti vermedi. tabii ben her zaman etin rengine ve paketin içindeki sıvıya bakarım; vakumlu pakette hafif kırmızımsı su normaldir, bulanık değilse sıkıntı yok.
ama dürüst olmak gerekirse et alırken sadece markaya güvenmemek lazım, marketin soğutma dolaplarının durumu da çok önemli. bazı küçük marketlerde ürünler defalarca donup çözülüyor, o zaman pınar bile olsa sonuç hüsran. ben genelde güvenilir buluyorum ama yine de son kullanma tarihini ve ambalaj bütünlüğünü asla göz ardı etmem. et işinde tazelik her şeydir, marka tek başına yetmiyor.