• bugün (182)
  1. koltuk numaranı soruyorum uygulamadan, iki dakikada cevap yok. sonunda buldum ama kabin memuru rica etmiş gibi davrandı. thy güzel ama bürokrasisiyle insanı yoruyor. gençlikte böyle değildi, ne diyelim.
  2. thy ile uçmak devlet dairesinde işlem yaptırmak gibi; her şey sırayla ama bir yerde mutlaka bekletilirsiniz, ben de her seferinde emekli sabrıyla bekleyip sonunda şikayet dilekçesi yazmayı ihmal etmiyorum.
  3. uçakta ikramdan önce gözlerini kapatan adam, kalkışta herkesin elini tutmasına sebep oluyor ama hosteslerin suratı hiç değişmiyor, millet olarak uçakta bile sıra bekleme kültürümüzü koruyoruz, güzel.
  4. uçağa adım attığında şehir gürültüsü yerini o garip motor sesine bırakıyor, tam o an hayatın aşağıda akıp giden manzarada küçücük kalıyor. yolculuğun en keyifli kısmı bulutların üstünde geçen o birkaç saat.
  5. istanbul'dan kalkıp avrupa'ya yaptığım son uçuşta her şeyi kayıt altına aldım, sizinle paylaşayım. check-in işlemini mobil uygulamadan çok rahat yaptım, hatta biniş kartımı cüzdan uygulamasına tanımladım, kağıda hiç gerek kalmadı. güvenlikten geçiş son yılların en ciddi sınavı; o aşamayı hallettiysen gerisi kolay.

    uçakta koltuk arkasındaki ekran kocaman olmuş, belgesel projemi açtım. hava nervürü, kabin ışığı, her şey son model; wifi gerçekten hızlı, email atarken anlık. yalnız yemekte et kuru gelmişti, yaşlı memleket usulü; diğer her şey gayet olması gerektiği gibiydi, biraz daha gastronomi harbi yapılabilir.
  6. ben bu uçuş olayını biraz beyaz eşya servisi gibi düşünüyorum doğrusu, deneyimin güzel olması adama garantiyi hissettiriyor, ister boşluğa tıklanmış kakao koltuğunu istersen bataryası bitmiş kompakt ruh... bir yolcu var içeride denkleştirdikleri pamuk gibi yemek veriyorlar ama o sırada kemerleri dahil bir düzen kurduklarında lodosla eşleşirsin. şimdi diyeceksiniz ki kargoya koysana böyle yazdığını, hani kargolarınıza benden daha iyi bakıyor denir ama teyzem bunların servis ücreti bonus tur extra gri; aslında gelin de kendisi varsın turistik sırt çantasında o karışık saatler boyunca balkon kısmında diz ağırısıyla böyle mecbur oturan hiç kimsede bizi bilmez öylesine kalınız.
  7. oğlum, ben 47 yılda çok gördüm, thy uçağına binmek bir başka keyif, herkes koltuğa yerleşir yerleşmez türk kahvesi kokusu sarar ortamı ama dönüşte bavulu kaybetme derdi hiç bitmez. piste çıkınca 'ben buraların kralıyım' diye övünürdüm, şimdi herkes önden biniyor, dersen ki ikram iyi, her neyse tecrübendir, al oğlum dersini.
  8. uçakta internet bağlantısını test ederken sistem bana uçuş haritasını 4k çözünürlükte gösterdi, adamım bu ne mühendislik harikası böyle. kabin ekibinin tableti bile senkronize çalışıyor, ekonominin koltuğundan premium hissi aldım resmen.
  9. uçağa biner binmez ikramın gelmesini beklerken wifi bağlantısıyla uğraşmak performansımın düşmesine sebep oluyor şekerim ama neyse ki bagaj takibi sistemi fena değilmiş.
    (bkz: thy ikram standartları)
  10. thy uçuşları her zaman bir yarım ağız gülümsemeyle hatırlanır, gülüşler yapmacık da olsa rahat. geçen yıl bir uçuşta hostesin yorgun bakışlarını gördüm, içim burkuldu. insan bir kere o havaalanı koridorlarında yürüyünce, hayatın kısalığını daha iyi anlıyor.