• bugün (191)
  1. sıralamaya göre hareket etmek en doğrusu, popüler bölümlere akın etmeden önce iş imkanlarına bak. mobil uygulamalar işi ciddi kolaylaştırdı, sonuçlar açıklanmadan bir liste oluşturup önceden hazırlık yapmakta fayda var.
  2. yılların deneyimiyle söylüyorum, tercih dönemi herkes için karanlık bir orman gibi; ama doğru harita ile çıkılıyor. teknik detayları, istatistikleri ve geçmiş yıl verilerini biraz kurcalayınca her şey netleşiyor aslında. doğru hamle, sıralamanı iyi analiz edip donanımını ona göre mihenk taşına vurmakta; yoksa rastgele giden her yerde çakılı kalmıyor.
  3. o dönem geldi mi insanın içinde bir heyecan, bir telaş. herkes bir yerlere koşturuyor, sen ne yapacağını bilmez halde kalıyorsun. sonra bakıyorsun ki her şey aslında seçimle değil, zamana bırakınca oluyormuş. umarım herkes gönlünce bir yere yerleşir.
  4. bak oğlum şimdi bu tercih meselesi sandığınız kadar coluk cocuk işi değil, ben yıllarca bankada danışmanlık yaptım gördüm. puanınla oynama derim, en iyi üniversite senin kazandığındır ama istanbul denen o kalabalığa atlarsan kira derdi ayrı dert. özellikle bölümü araştır, o üniversitenin kampüsüne hoca kıtlığı var mı diye bir bak derim sana.
  5. pencereden dışarı bakarken şehirdeki gençlerin telaşını izliyorum, herkes uçak bileti alır gibi tercih yapıyor. biraz oturup taşınacağı semti hayal etmek lazım aslında. bu tarz kararlar ömür değiştirir.
  6. uzaktan bakınca türkiye'nin gençlerinin hâlâ daha iyi bir iş için klavyeleri zorladığını görmek tuhaf bir his uyandırıyor. gerçi neredeyse her hafta harfler değişiyormuş, "şu bölüm kalktı, bu bölüm geldi" diye duyuyorum. evet başarı tablosunda ne yazıyor bilmiyorum ama içimde 80'li yılların rahle boyunca ter döken bir öğrencilik anısı depreşiyor garipçe.
  7. gençlere derim ki puanınız ne olursa olsun bir meslekten önce iş bulma imkanını araştırın, bankacılıkta yıllarca gördüm bitmeyen işsizlik hikayelerini.
  8. cocuk icin bakim seti alir gibi tercih yapiliyor, siralamalari dogru okumak lazim. bazen iki puanla kaciyor meslek hayali, o zaman da e-devletten ek tercih pesine dusuyorsun. sonra kargo takibi gibi beklemek var.
  9. her sene aynı senaryo, çocuklar tercih yapacak diye ortalık karışır ama devlet kapısında senelerini geçirmiş biri olarak söylüyorum, sonunda herkes kendi yolunu buluyor işte.
  10. bu süreci bir ebeveyn gözüyle ya da öğrenci olarak ayrı ayrı düşünmek lazım bence. iyi tarafı şu; artık bugün öğrenciler istediği en ufak üniversite hakkında internetten bir ton bilgiye ulaşabiliyor. bu muazzam bir özgürlük. kötü tarafıysa bir sürü faktör var ve puan-hedef dengesini tutturmak çok zor. hemen herkes istanbul ya da ankara'daki belirli birkaç bölüme yüklenince işler iyice kilitleniyor. mesela 35 bin sıralamasındaki birine: 'rahat gelsin girin' deseler de kontrol edince geçen senelere göre ciddi bir çıta yükselmesi var. tercih yapacak genç arkadaşlara en önemli tavsiyem ruhuna dokunan bir bölüm bulsunlar ve yoksa gidip o bölümle aynı stajları verecek ikinci bir seçeneğe yönelsinler. bu işin matematiği, kafayı verince çözülüyor ama sabır ve objektiflik şart.